22 Nisan 2016 Cuma

KİTAP ÖNERİ: YERDENİZ ÖYKÜLERİ - 1. kitap - Yerdeniz Büyücüsü - Ursula K. Le Guin - Metis

6 cilt takım

1. KİTAP

Mart 2004’te yayımladığımız Öteki Rüzgâr’la birlikte altı kitaba ulaşan “Yerdeniz”, önce bir üçleme olarak yazıldı: Konusu “büyümek” olan Yerdeniz Büyücüsü, “cinselliğe uyanışı” ele alan Atuan Mezarları ve “ölümü anladığında çocukluğun bitip yeni bir hayatın başlamasından” dem vuran En Uzak Sahil. Le Guin, yıllar sonra, bir dördüncü kitap ekledi: Yazar konusuna dönüp öyküyü yeniden ele alıyor ve bu kez Ged’in değil, Tenar’ın kılavuzluğuna başvuruyordu Tehanu’da. Ama yine yıllar sonra bu kez Öteki Rüzgâr’ın geleceği biraz da belliydi. Çünkü hem ayrı bir kitap olarak Yerdeniz Öyküleri’ni yazmıştı, hem de “hâlâ düşlemeyi bırakmadığım bir düş” diye söz ediyordu Yerdeniz’den.
       Fantazi edebiyatının öndegelen, kurucu yapıtlarından biridir Yerdeniz. Çevrildiği her dilde olduğu gibi, Türkçede de hak ettiği ilgiyi görüyor okurlardan. Farklı yaştan okur kuşaklarına seslenebilen bir evrenselliğe sahip: Yerdeniz’i gençlikle ya da yetişkinlikle sınırlamak mümkün değil. Her yaştan okurlarımızın seveceğinden eminiz.
       Henüz başlamamış olanlar için, Yerdeniz’in öyküsel bir gelişim çizgisi izlediğini, dolayısıyla sırayla okunması gerektiğini belirtelim.
       Yazarın sizlerden gördüğü ilgiden, bizim sevgimizi paylaşmanızdan cesaret alarak yazarın son dönemdeki iki kitabını daha hazırlıyoruz: Bunlardan biri, Le Guin’in kendi sözleriyle, “hangi gezegende yaşarlarsa yaşasınlar, haftaya Salı hangi cinsiyetten olacaklarsa olsunlar, herkesin derdi olan aşk, tutku, evlilik, toplumsal cinsiyet ve bu gibi belalı ama ilginç konuları ele alan” öyküler seçkisi Dünyanın Doğum Günü, diğeri ise yazarın yepyeni bir tarz denediği Uçuştan Uçuşa.


Ursula K. Le Guin
Ursula Kroeber Le Guin, 1929'da Kaliforniya'da doğdu. Babası ünlü antropolog Alfred Kroeber, annesi yazar Theodora Kroeber'dir. Radcliff ve Columbia üniversitelerinde edebiyat eğitimi gördü. 1950'li yıllarda fantastik öyküler ve romanlar yazmaya başladı. 1962'de ilk bilimkurgu öyküsü yayımlandı. 1974 tarihli Mülksüzler'e kadar altı bilimkurgu romanı yazdı. Bu tarihten sonra zaman zaman bilimkurgu öyküleri yazmakla birlikte romanlarında daha ziyade yarı gerçekçi/yarı fantastik temalar işledi.
Kısa hikâye, deneme, şiir, çocuk kitapları ve roman türlerinde eserler veren Le Guin'in aldığı çok sayıda edebiyat ödülü arasında Ulusal Kitap Ödülü, beş kez Hugo ve beş kez Nebula Ödülü, Kafka Ödülü ve PEN/Malamud Ödülü bulunuyor. Le Guin halen Portland, Oregon'da yaşıyor.
Metis Yayınları'ndaki kitapları
Yerdeniz, 6 Cilt Takım
Yerdeniz Büyücüsü, 1994
Balıkçıl Gözü, 1995
Rocannon'un Dünyası, 1995
Dünyaya Orman Denir, 1996
Mülksüzler, 1999
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar, 1999
En Uzak Sahil, 1999
Atuan Mezarları, 1999
Tehanu, 2000
Yerdeniz Öyküleri, 2001
Bağışlanmanın Dört Yolu, 2001
Öteki Rüzgâr, 2004
Uçuştan Uçuşa, 2004
Dünyanın Doğum Günü, 2005
Marifetler, 2006
İçdeniz Balıkçısı, 2007
Sesler, 2008
Güçler, 2009
Lavinia, 2009
Rüyanın Öte Yakası, 2011
Aya Tırmanmak, 2012
Yerdeniz, 2012
Malafrena, 2013
Yazarla Söyleşiler
■ "Hepimizin aklında takımadalar var"
Virgül, Sayı 71, Mart 2004
■ "Yazdıklarımın çoğunun komik olduğunu sanıyorum"
Steven Robert Allen, www.alibi.com, 8 Temmuz 2004
Bülent Somay, “Allah hepinizin Ged'ini versin!”, Virgül, Sayı 7, Nisan 1998
Kendine bir "ego ideali" bulmak, büyümenin bir parçası, belki de en önemli parçası değil mi? Belki de bu yüzden bir türlü büyüyemiyor bazıları. Bazıları ise berbat bir biçimde büyüyor. Sanırım ben bu "berbat biçimde büyüyenler" kategorisine giriyorum. Okuyup yazmayı öğrenir öğrenmez Cyrano de Bergerac tiradları atarak dolaşmaya başlamıştım (ama bu konu bu köşede daha önce yazıldığı için kısa geçeceğim). Cyrano'luğa ne boyum ne de burnum yettiği için hayatımın bu episodundan kalan tek miras müdanaasızlık ve küstahlık oldu. Alın size ego ideali!
Sonra, ilk ergenlik yıllarımda Nihal Yeğinobalı'nın "Vincent Ewing" adıyla yazdığıGenç Kızlar romanının "cool" kahramanı Gabriel Samson'luğa soyundum. Ama "genç kızlar" bu numaramı yememe konusunda kararlı davrandılar. Sonunda kahramansız kaldım; böylece de büyüme sürecimi dondurdum. 70'li yıllarda bir kahraman olarak Leonard Cohen'i denemeye kalktımsa da, üstad tipik bir anti-kahraman olduğu için beni kolaylıkla geri püskürttü. Yirmili yaşlarımın sonlarına yaklaşırken hâlâ kahramansız bir ergendim yani.
Sonra Ged ile karşılaştım. Yaş olarak tam kaldığım yerde yakaladı beni Ged. Otuzuna yakın bir ergen olarak. Yerdeniz Büyücüsü büyüme üzerine bir roman, diyor Le Guin. Eh, artık büyüme vaktim de gelmişti. Ged'den büyü yapmayı öğrendim. Yazı yazmayı yani; yazı'nın büyüsünü. Sonra ergenlik çağımdan beri peşimde dolaşan canavarın, düşmanımın, "öteki"min kim olduğunu da ondan öğrendim. Bana onun adını Ged söyledi. Adıyla çağırdım, gelip karşımda durdu. Öpüşüp barıştık; o günden beri kâh itişerek, kâh anlaşarak yuvarlanıp gidiyoruz beraberce (kim olduğunu söylemeyeceğim, sizinkini kendiniz bulun).
Artık bir ergen sayılmam; ama Ged beni bu kadarla bırakmadı. "Çocuk yalnızca ölümün varolduğunu değil ...kendisinin de ölümlü olduğunu, öleceğini anladığı anda, çocukluk biter ve yeni hayat başlar," diyor Le Guin En Uzak Sahil hakkında. Ged'in uzak kıyılara yaptığı yolculuktan çıkardığı bu dersi pek iyi anladım diyemem. Ne demek yani, Woody Allen "Ben eserlerimle ölümsüz olmak istemiyorum, hiç ölmeyerek ölümsüz olmak istiyorum," derken saçmalıyor muydu? Yoksa o da hiç büyümemiş mi, diye düşünürken şu meşhur Soon Yi olayı ortaya çıktı ve sorumun cevabını aldım.
Yani ölüm konusunda Woody Allen ile Ged arasında sıkışmış durumdaydım diyebilirim. Bir yanda ölmek istemeyen, hastalık hastası, manevî kızına âşık olarak gençliğine sarılmaya çabalayan Allen, bir yanda bana gitmek zorunda olmadığım, "bilinmeyen bir sona doğru emniyetsiz bir yolculuk öneren" Ged vardı. Ged "artık emniyetli yerlerden, çatılardan ve etrafımdaki duvarlardan bıktım," diyordu. Woody Allen ise âşık olmak için evinden çıkmaya bile cesaret edemiyordu. Yani hayat zordu kısacası.
Uzun bir süre Ged ölümlü olduğumu kafama kaktı durdu, ben de onun bu saldırılarına panik atakları geçirerek cevap verdim. Galiba sonunda o kazandı. Artık hastalık hastalığıma kendim bile pek inanamıyorum. Ölüm korkusu ise pek seyrek ziyaret eder oldu beni.
Ama galiba son darbeyi Tehanu ile yedim. Büyümeyi beceren, ölümle hesaplaşan, en uzak sahile gidip gelen Ged, sonunda, hem de elli yaşlarında filanken, büyü gücünü, yani iktidarını terkedip âşık oluyordu. Bu iktidarını terketme işini hiç sevmiyorum. Hele ellisine kadar bakir kalan bir adamın ilk cinsel tecrübesiyle birlikte (yani cinsel iktidarını kazanmışken) iktidarını kaybetmesi hiç hoşuma gitmiyor. Ne demek istiyor yani Ged bana? Sağlıklı bir cinsel/duygusal ilişki kurabilmek için "erkek iktidarımdan" vazgeçmem gerektiğini mi? Ged l980'lerin sonlarında iyice feministleşen Le Guin'in elinde oyuncak oluyor gibi bir his var içimde. Yani tamam, yazardır, kahramanına istediğini yapar diyebilirsiniz; ama hoş mu bu şimdi?
Sonsuza dek çocuk kalma isteğimi, bu şımarıklığı terkettim. Kendi kötü, şeytanî yanımla yüzleştim. Ölümlü olduğumu kabul ettim. Bu yüzden hayatımı yaşanmaya değer kılmak için çabalamam gerektiğini de. Ama Ged doymak bilmiyor ki! Şimdi de erkek olmamın bana verdiği tüm imtiyazları elimden almak istiyor. Bunu da kabul edersem elimde ne kalacak bilmiyorum doğrusu.
Ged beni hep "öteki"lerle barışmaya zorluyor. Gölgemle, ölümle, "kadın"la. O zaman da işler ters gittiğinde suçlayacak kimsem kalmıyor giderek. Ama galiba işler ters gitmesin diye gerçekten çabalamamın tek yolu da bu. Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda kabahati üstüne atacak birileri varsa, durumu düzeltmeye pek çalışmaz insan. Yalnızca yargılar, mahkûm eder sonra da müthiş bir vicdan rahatlığı içinde keyfine bakar. Ama her "öteki" aslında "ben" isem, yalnızca yargıç, savcı ve cellat olmakla yetinemiyorum; kurban da oluyorum aynı zamanda. O zaman tek şansım hayatımı aralıksız bir duruşmalar dizisi olmaktan çıkarmaya çalışmak; yaşamak yani.
Ne diyeyim, Allah hepinizin Ged'ini versin!

21 Nisan 2016 Perşembe

KİTAP ÖNERİ: BİR - Bülent AYBİRDİ - KORAL YAYINLARI

BİR

Bülent AYBİRDİ

"Kendinizden çok şey bulacaksınız. Kimbilir belki de kendinizde kendinizin de bilmediği bir keşif yapacaksınız. Herkese öneriyorum. Bazen, bir roman, bir öykü veya bir şiir okuduğunuzda sizi uzun ve bilinmez bir yolculuğa çıkarır ya... İşte öyle bir kitap... Bir dizeye sonsuz duygu, bir kıtaya koskoca bir dünya sığdırmak... Tek kelimeyle hüznü, sevinci, hayal kırıklığını ve mutluluğu anlatmak... Kelimelerin ardına gizlenen anlamlar... Tekrar tekrar okudukça gölken, deniz; denizken okyanus olan duygular..."
KORAL YAYINLARI

20 Mart 2016 Pazar

KITAP ONERİ - Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs

KİTAP ÖNERİ 

Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları

Ransom RİGGS

İthaki Yayınları


Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.

Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.

Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.

New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.

"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf bir ilk roman. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor." 
-John Green, Kâğıttan Kentler ve Aynı Yıldızın Altında kitaplarının çoksatan yazarı-

"Bu, hipsterlar için yazılmış bir Harry Potter kitabı. Geçtiği dünyaya ve verdiği hisse bayıldım." 
-Felicia -Day-

"Fotoğraflar olmasa bile hikâye kendi başına yetermiş fakat fotoğraflar hikâyeye karşı konulmaz bir gizem ekliyor. Birinci gözden anlatı samimi, komik ve etkili. Serideki bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum." 
-Rick Riordan, Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa sayısı: 320




29 Ocak 2016 Cuma

Kitap Oneri: Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll

İşte Harikalar Diyarı'ndaki gerçek Alice.

Nice yüzyıllara Alice.


Kim sevmez ki Alice'i. Hepimiz bu ilginç kitap kahramanını okuyarak büyüdük. Kitabı okurken kendimizi onun yerine koymaya çalıştık. Ama bir türlü olmadı. Çünkü basit bir serüvenmiş gibi görünen bu öykünün içinde, matematik, mantık, felsefe, ahlak ve yazarın zekasının nice pırıltıları gizli. Her okunuşta farklı bir yönüyle düşündüren bu kitap ben ve birçoklarının yaşamında belirleyici ve etkileyici bir rol almıştır. Yazarının başarısı karşısında saygıyla eğilmemek mümkün değil.
Alice:
- Bana söyler misin lütfen, buradan hangi yöne gitmeliyim?
+ Bu, nereye gitmek istediğinle ilgili iyi bir seçim yapmana bağlı.
- Neresi olduğu ile pek ilgilenmiyorum.
+ Öyleyse hangi yoldan gideceğinin bir önemi yok.
Beyaz bir tavşanla olağandışı bir yolculuk. Şapkacı, uyuklayıp duran zaman ve dolayısıyla bir türlü veda edemedikleri, dönüp duran ikindi kahvaltısı masası.
Kim sevmez ki görünmez olan ve geriye sadece gülümsemesi kalan Cheester kedisini. Ve Alice'in unutulmaz cümleleri:
"GÜLÜMSEMESİ OLMAYAN BİR KEDİ GÖRMÜŞTÜM. AMA KEDİSİ OLMAYAN BİR GÜLÜMSEME HİÇ GÖRMEMİŞTİM." 
Dünyanın her köşesinden her yaş grubundan insanlar defalarca okudu, izledi bu güzel hikayeyi.
Bir matematikçi, mantıkçı olan Lewis Carroll'un herkesi etkileyen müthiş hikayesidir Alice.
Bu muhteşem kitabın yazarı Charles Lutwidge Dodgson (27 Ocak 1832 - 14 Ocak 1898) ya da kitaplarında kullandığı mahlas adıyla Lewis Carroll, ünlü İngiliz yazar, matematik ve mantıkçı olmanın dışında, Anglikan din adamı ve amatör fotoğrafçıdır.
İşte gerçek Lewis Carroll...
Nice yüzyıllara Alice.

12 Aralık 2015 Cumartesi

Bir Hanımefendi Anlatıyor - Mini Hikaye

Bir hanımefendi anlatıyor; 





1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.
Nişanı atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim,
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçeride yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin,dedi.
İstanbul işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadolu'ya ,Milli kuvvetlere ancak,cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim...
BU VATANI CANLARINI VE AŞKLARINI FEDA EDEBİLENLERE BORÇLUYUZ. Paylaşalım lütfen...

23 Kasım 2015 Pazartesi

KITAP ÖNERİ: BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU - Stefan Zweig

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Orjinal isim: Brief Einer Unbekannten

9 Ekim 2015 Cuma

KITAP ÖNERİ - ÇILGINLAR SINIFI - Mavisel Yener

MAVİSEL YENER

Çılgınlar Sınıfı

Atlantis Takımı


Çocuk edebiyatının usta kalemi Mavisel Yener, yeryüzünden silinmiş gizemli batık kentlerde dolaştırıyor okurlarını. Büyük Kâhin Şelamus, Bubon, Lolibu ve diğerleri, Atlantis'in, Simena'nın insanlığa gönderdiği mesajları nereye sakladılar? Tarih öncesi dönemlerde çok ileri uygarlıklar var mıydı?

Atlantis Takımı'nın yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir… 
(Tanıtım Bülteninden)


21 Ağustos 2015 Cuma

KİTAP ONERI - ODA: Mithat TERJE


ODA

Mithat Terje




Gelecekte bir gün genç bir kız, yaşadığı evde sevgilisiyle birlikte esir alınır. Kızın üvey babası ve üvey amcası kaybolan bir nesnenin peşindedir.

Hırsızın Ilgın veya Peker, ya da ikisi birden olduğundan emindirler. Sonra, 12 saatlik çay partisi başlar…

“Bu dünyada onur ve namus kavramlarına tutunarak yaşamaya çalışan her kim varsa gen havuzundan silinip gidecektir, unutma, tamam mı?”

Açıkta bırakılmış bir el bombası gibi tehlikeli, ustura gibi keskin. Okuyanın gözlerinde bir flaş gibi çakıyor. Gevşemeye izin yok!

Yüksek zekaların birbiriyle çarpıştığı, şiddetin sürprizlerle kol kola girdiği, küçücük bir odada geçen kocaman bir macera.

“Birini tanımanın ölçüsü samimiyet değildir. Önemli olan kaç kelime sarf ettiğinizden ziyade, karşınızdakinin kaç zayıf yanını bildiğinizdir.”

Kafası saat gibi çalışan bir kızın gözlerinden; aşk, büyüme, yalnızlık, ihanet ve tiksintiyi görmeye hazır olun.

Yalnızca gerçeklerden bahseden bir roman ancak bu kadar fantastik olabilir.

“Seni seviyorum, ama ben senin malın değilim. Benden beklemediğin, hiç ummadığın yanlarımı keşfettiğinde beni iade edemezsin. Bedelimi ödemek zorundasın.”

“Nabzın yayılıyor korku akan damarlarıma. Heyecana öyle alışıyorum ki yanında, yeryüzünün kalanı sallanmak için rüzgarı bekleyen tekdüze bir başak tarlası. Kokun her yanımı sallıyor ve kalp atışların gereksizlikleriyle gürültüye boğulan bir dünyada saklanınca asla çıkamayacağım keyifli bir saklambaç gibi geliyor. Elektrik bu. Dudaklarına yaklaşıyorum. Bu ateş. Gözlerin loş ışıkta parlıyor. Buz. Nefesin sıcak, öyle har dolu ki ve yaklaştıkça korlanıyor. Kıvılcım bu. İhtiyacım olan her şeyin utanmaz bir temsilisin ve sana sahip olamadıkça kıvranıyorum. İşte boşluk. Israrla salgıladığım bir yasaksın: Bu, damla adrenalin. Hastalıksın ve iyileşmemek için dua ediyorum. Kanımdasın. Verem bu.” 



Okuma adresi
kitapyurdu.com/kitap/oda/3589




Yayın Yönetmeni: Cem Mumcu

Yayın Koordinatörü: Ayşegül Ataç

Editör: Aziz Kedi



Kapak Tasarımı: Ebru Demetgül

Sayfa Tasarımı: Deniz Dalkıran



Sayfa Sayısı: 512

Boyut: 12, 9 x 19,7 cm

ISBN: 978-605-5134-69-3

Barkod: 9786055134693

Fiyat: 24 TL



KITAP ONERİ ; Mualla Yassıbaş - YOSMA GECELER

Mualla Yassıbaş



YOSMA GECELER

Şiirseverlere güzel bir haberle sesleniyorum.
Mualla Yassıbaş'ın okurlarının heyecanla beklediği yeni kitabı YOSMA GECELER
yayınlandı.

şiir tutkunları için doğru adres...





Yüreğin aşkta öylesine cesur, asil, davetkar ve albenili ki ...
Eteklerimde, aşkın güzellikleri ..
Gönlümde çiçek, çiçek çoğalan aşk ..
Ve, yüreğimin , yürekliğinde ....
Yüreklice, o aşk ummanı yüreğinin çağrısına kulak kesilip ..
Yüreğinde, yoldaşlıkla çarpmacasına, yer almalara hazır ve nazırlığında
Dahası ve en güzeli de ....
Ömrünce yüreğine yoldaş olmacasına..
Hatta, tutkular çoğaltmışlığında, çiğdem çiçek açmalara durarak ...
Yüreğine, aşka eyvallah demişliğindeki gönüllü tutukluluğuyla ...
Tepeden tırnağa aşka kesmişliğin, haz kasırgalarında savruluşlarla ..
Yelken- kürek sana koşuyorum, sana ..
Bir kelebek coşkusu ...
Kanatsız Melek duruluğu ve albenisiyle yüklü duygularla ..
Geceyi, gündüze …. 
Dünü, yarına..
Umudu, umuda..
Yüreği, yüreğe ...
Aşkı, aşka ..
Hasılı..
Ömrü, ömre taşıyıp, bağlamacasına ..
Sevgide, sevgi ..
Aşk'ta, aşk ..
Ömür de, ömür çoğaltmacasına, sevdiceğim..
Ömür de, ömür çoğaltmacasına ...
Sana uçuyorum, sana ..
Aşkla, aşka pervaneliğin huzuru, sukunu ve coşkusuyla ....!
Aşkla, aşka pervaneliğin huzuru, sukunu ve coşkusuyla ....!



Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ
Altınoluk /Edremit
01 / 06 / 2015
Saat ; 02_33











16 Temmuz 2015 Perşembe

KITAP ONERI - FIRTINAYA TUTULMAK - Sizi alıp çoook uzaklara götürecek bir hikaye

Okurken Fırtınaya Tutularak
Siz de çok uzaklara gitmeye hazır mısınız?


Muhteşem bir hikaye


FIRTINAYA TUTULMAK




ÇOCUĞUNUZ İÇİN KİTAP ÖNERİSİ - TATİL İÇİN MUHTEŞEM BİR TERCİH - EJDERİN KEHANETİ

EJDERİN KEHANETİ


Okumayı sevdirecek, maceralarla dolu, 
sürükleyici olduğu kadar 
aynı zamanda sezdirerek eğitici
bir kitap. 
Tatilde çocuğunuz zamanı boş geçirmesin
en iyi tercihlerden biri...

WİNGS OF FIRE
Ejderin Kehaneti



KITAP ONERİ - YORGUN HAYALLER - ÇIKTI, TÜM KİTABEVLERİNDE

EN ÇOK SATAN KİTAPLAR

YORGUN HAYALLER - Aspendos Yayınevi

Tatilde Ne Okuyacağım Diye Düşünmeyin

Okunmaya Değer Bir Kitap

TÜM KİTABEVLERİNDE


19 Haziran 2015 Cuma

Yaz tatili için hazır olun - Aileler ve Öğretmenler İçin Fikirler

Yaz Tatili için Hazır Olun! 

Aileler ve Öğretmenler için Fikirler






Okullar tatile girmiş olsa bile, yaz mevsimi eğlenme ve öğrenme için bir fırsat zamanıdır. 
Çocuklarınıza aktif öğrenme deneyimleri için öneriler sunun; 
kamplar, parklar, sergiler, konserler bunun için harika bir fırsattır. Bu etkinlikleri diğer öğrenciler ve aileleriyle birlikte yapıldığında çocuklar eğlenirken aynı zamanda gezi-gözlem yapmış olacak, dağarcıklarına yeni bilgiler katacaklardır. Bu gibi etkinlikler için bir takvim hazırlamak, çocuğun bir etkinliği planlama ve uygulama becerisini kazanmasında yardımcı olacaktır.

Günlük okuma ve yazma faaliyetleri oluşturmak;
Televizyon izlerken sesi kapatıp altyazıları okumasını istemek, çocuğu eğlendirecek ve okuma becerisini geliştirecektir.
bir yemek tarifini ve alışveriş listesini yazmasını ve bu yazdıklarını yüksek sesle okumasını istemek, çocuğunuzun kendine güvenini artıracak, eğlendirecek ve aynı zamanda günlük okuma yazma etkinliğini yapmış olmasını sağlayacaktır.

Hikaye Kahramanları Yaratmasını istemek;
Çocuğunuzdan, hayalinde bir hikaye oluşturmasını ve yeni kahramanlar yaratmasını isteyebilirsiniz. Çocuğunuz ve siz hikayeyi ve karşılıklı olarak adım adım hikayeyi ilertebilirsiniz. Böylece çocuğunuz hem eğlenecek, hem de yaratıcı yönünü geliştirecektir.
(Örnek: Çocuk- Ormanda mavi bir kulübe vardı. Bu kulübede bir cüce ailesi yaşardı." diye başlar. Annesi, "Bu cüce, yemek pişirmeyi çok severdi, diye devam eder. Ve bu şekilde sırayla hikaye örgüsünü tamamlarlar. Bunu yaparken anne, çocuğun olabildiğince çok katılımda bulunmasını sağlar ve yeni kahramanlar yaratması için sezdirme yoluyla çocuğu yönlendirir.)

Çocuğunuzu yazmaya yönlendirin;
Çocuğunuzdan yaşadığı en sevdiği maceraları, en sevdiği oyunları ya da bunun gibi en çok sevdiği faaliyetlerle ilgili anılarını yazmasını isteyebilirsiniz. Çocuğunuzun bir dergiye öykü, şiir, masal yazmaya veya karikatür, resim çizerek göndermesine yardımcı olabilir, onu bu şekilde heyecanlandırıp yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun dikkatini çevre temizliği ve doğanın korunması gibi konulara çekerek bu konuda detaylı araştırmalar yapmaya teşvik edebilirsiniz. Hayvan sevgisini aşılamak için çocuğunuzla birlikte sokak hayvanlarını koruma çalışmalarına katılabilir, bu konuda düşüncelerini yazmasını isteyebilirsiniz. Aynı zamanda özel günlerinde arkadaşları için kartpostallar hazırlamasını ve arkadaşlarına küçük notlar yazmaya yönlendirebilirsiniz. 
En sevdiği arkadaşını anlatan bir yazı, en çok önemsediği kişinin resmini yapması için çocuğunuzu heveslendirebilir, yaptıklarını arkadaşlarıyla paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda bir günlük tutması için çocuğunuzu teşvik edebilir, günlüğünde doğa ve hayvan, aile, arkadaş sevgisi gibi konuları ele alması konusunda onu yönlendirebilirsiniz.

Hobiler
Çocuğunuzun ilgi alanına göre, yazma, resim yapma, mum yapma, kilden objeler yapma, yapboz vb. gibi etkinliklere yönlendirerek çocuğunuzun becerilerini ve yaratıcılığını destekleyebilirsiniz.

Toplum Hizmetleri
Çocuğunuzu başkalarına yardım etme konusunda heveslendirebilirsiniz. Hayvanları koruma etkinlikleri, doğayı koruma ve çevre temizliği etkinlikleri gibi etkinliklere katılarak çocuğunuzun sosyal sorumluluğa sahip bir vatandaş olmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Küçük Blogger
Yaş seviyesine göre çocuğunuza bir blog açabilir, araştırmalarını, yazdıklarını, çizdiklerini arkadaşlarıyla paylaşmasına yardımcı olabilirsiniz. Bununla ilgili Blogger gibi ücretsiz bloglardan yararlanabilirsiniz.

Gerçek Dünyayı Tanamı
Çocuğunuzun yaşınına ve seviyesine uygun olarak, ülkemizde ve dünyada olup bitenleri öğrenebilmesi ve takip edebilmesi için gazete, dergi okumaya yönlendirebilir, bunun için ilgisini çekecek haberleri takip etmesini sağlamakla başlayabilirsiniz. Doğa, çevre, arkadaşlık ilişkileri gibi haberleri takip etmesinde fayda vardır. Şiddet, düşmanlık, kin, nefret içeren haberler çocuklar için pedogojik bakımdan uygun değildir.

Kitap okuma
Çocuğunuzu okuması için zorlamayın. Aksine ilgisini çekecek kitapları çevresinde bulundurarak fark etmesini ve kendiliğinden okumak istemesini sağlamaya çalışın. 

Oyun
Sağlıklı bir şekilde gelişimini tamamlaması için uzmanların yaş gruplarına göre önerdiği saatlerde tüm çocuklar oyun oynamalıdır.

Bahçe etkinlikleri
Bahçenizde çocuğunuzun bitkiler ve çiçekler yetiştirdiği bir köşesi olabilir. Bu tür işlerle uğraşmayı seven çocuklar, bitkilerini, çiçeklerini yetiştirirken yepyeni bilgiler edinecek, eğlenerek öğreneceklerdir.

Eskiyi Yeni Yapma

Çocuğunuzla birlikte eski eşyaları onararak yepyeni şekiller verebilir, yeniden kullanılabilir hale getirebilirsiniz. Çocuklar bunu yaparken çok eğlenecekler, bir kenara atılmış malzemeleri değerlendirmeyi öğreneceklerdir. Aynı şekilde eskimiş araç gereçlerden kendilerine bir oyuncak yapması için de çocuğunuzu yönlendirebilirsiniz.

14 Haziran 2015 Pazar

KİTAP ÖNERİ - ŞEHİR ÖLÜSÜ - Charlaine Harris

Şehir Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 2.Kitap




Sookie Stackhouse güzel tabii. Ama herkes beyninin peşinde!

Vampirin teki gelip Sookie'den telepatik güçlerini kullanarak bir başka kayıp vampiri bulmasını istediğinde, Sookie bu görevi yerine getirmeyi ancak tek bir şartla kabul ediyor. Kan-emiciler, insanları rahat bırakacaklarına dair kesin söz vermeli!

Barmen kızımız Sookie Stackhouse'un bu aralar şansı pek yaver gitmiyor. Önce iş arkadaşı öldürülüyor ve bu durumu görünürde kimse umursamıyor. Derken, canavar ruhlu bir yaratık tarafından zehirli bir kırbaçla kamçılanıyor. Ve tam o sırada devreye kanından zehri emmek için vampirler giriyor -sanki kan emmek işlerine gelmezmiş de kıyak çekiyorlarmış gibi!

Sookie borçlanıyor tabii. Dolayısıyla bu kan-emicilerden biri ondan iyilik isteyince de geri çeviremiyor. Aradan çok geçmeden soluğu Dallas'ta alan Sookie telepatik güçlerini kullanarak kayıp vampiri bulmaya çalışıyor. Ayrıca bu konuyla alakalı bazı insanlarla da görüşmek zorunda. Yalnız bir şartı var. Vampirler uslu duracaklarına ve bu insanlara zarar vermeyeceklerine söz vermeli. Tabii söylemesi kolay. Vampir tayfasının yoldan çıkması için gereken tek şey leziz bir sarışın ve işlerin katliam boyutu kazanmasına yarayacak minik bir hata...

"Charlaine Harris'in hayali ve yaratıcı dünyasına bayılıyorum!" 
Christine Feehan

"Anita Blake hayranları Sookie Stackhouse'u pamuklara sarmalı."
Publishers Weekly 

"Leziz."
Denver Post

"Charlaine Harris oyuncu bir edayla değişik türleri bir araya getirip kendi parlak kreasyonunu yaratıyor." 
-Rocky Mountain News

"Charlaine Harris, eşsiz bir perspektiften bakarak hayata hem korku hem de espri katıyor." 
Tanya Huff



Sayfa Sayısı: 352

Baskı Yılı: 2013


Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları


Diğer Charlaine Harris Kitapları

Cadı Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 4.Kitap
Gündüz Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 1.Kitap
Kulüp Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 3.Kitap
Patron Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 11.Kitap
Hepimizin Ölüsü - Sookie Stackhouse serisi 7.Kitap

KITAP ÖNERİ - GÜNDÜZ ÖLÜSÜ

GÜNDÜZ ÖLÜSÜ





Sookie Stackhouse, Louisina’nın ufak bir kasabasında, kendi halinde bir bar garsonu. Sessiz, sakin, etliye sütlüye karışmaz ve öyle çok sık dışarı çıkmaz. Güzel olmadığından değil. Güzel bir kız. Sadece, Sookie bir çeşit “beceriksizliğe” sahip. İnsanların zihnini okuyabiliyor. Bu yüzden de erkekler tarafından pek tercih edilmiyor, diyelim. Bir gün Bill ile tanışıyor, uzun boylu, yakışıklı, esmer -üstelik Sookie adamın aklından geçen tek kelimeyi bile duymuyor. Bill, Sookie’nin hayatı boyunca beklediği erkek.

Fakat Bill’in de kendine has bir “beceriksizliği” var. O bir vampir, hem de kötü şöhretlisinden. Ciddi anlamda tüyleri diken diken eden bir grupla takılıyor ve hepsi de -ne sürprizdir ki- potansiyel katil. Üstüne üstlük, Sookie’nin iş arkadaşlarından biri öldürülünce, Sookie sıranın kendisinde olduğunu düşünmeye başlıyor.


“Belki de sevgilinizin bir vampir olması, o kadar da şahane bir şey değildir.“


“Charlaine Harris temiz ve okuru ikna ederek yazıyor.”
– The New York Times Kitap Eki


“Nadir rastlanan yeteneklere sahip bir yazar.”
– Publishers Weekly


“Komik, hızlı tempolu, eğlenceli ve müthiş merak uyandıran bir vampir ve aşk romanı; elinizden bırakamayacaksınız, sakın kaçırmayın.”
– Susan Sizemore

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *