özlemin kaleminden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özlemin kaleminden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2020 Pazartesi

Kısa Öykü Oku - MARTILARI BESLEYEN ve GÜZEL - Özlem AYTEK

Kısa, Özgün Öykü Oku

Martıları Besleyen ve Güzel

Yazan: Özlem AYTEK



Martıları besleyene doğru yaklaştı Güzel. Dikkatini çekebilmek için duruşunu dikleştirdi, gerindi, en etkileyici hâlini gözler önüne sermeye çalıştı. Onun kendisini görmesini ve selamlamasını bekledi. Hatta, kur yapabilme umuduyla, martıları beslemek bahanesine sığınarak kendisini yanına davet etmesini... Ne yazık ki istediği olmadı; martıları besleyen, bakışlarını bu beyaz ve sevimli su kuşlarından ayırmadı. Kalp atışları hızlandı Güzel’in. Kendisini yok sayan ve kuşları daha çekici bulan bu küstah da kimdi? Sanki hırsı vücut bulmuş, iri kollarıyla onu tam da arkasından, martıları besleyene karşı hızla itiyordu. Sonunda yeterince yaklaştığında, alaycı ve küçümser bir ses tonuyla:

- Çirkin görünüyorsun dedi. Senden korkmalı mıyım?

Martıları besleyen, ürküp kaçan beyaz kuşları gözden kaybolana kadar izledi ve hemen sonra yere eğdiği başını ağır ağır yukarı kaldırdı. Karşısındakiyle göz göze mi gelmeliydi, yoksa bakışlarını mı kaçırmalıydı? Nefrete mi bürünmeliydi bu patavatsıza karşı ya da ta derinlerinde hissettiği o tuhaf sızının akıp giderek izlediği yolu istemsizce takip mi etmeliydi? Sonunun nereye varacağını kestiremediği... Bir nehre karışacak dere miydi bu akıp giden, yoksa gürül gürül çağlayarak denize dökülecek azgın bir nehir mi? 

Sızıyı boşverdi. Patavatsıza haddini de bildirmeyecekti. Fark ettirmeden, kaçamak bir bakış fırlattı ve o anda onunla göz göze gelmemesi gerektiğini anladı. Ona duyacağı hayranlığı gizleyebilmesinin imkansız olduğu gerçeği inkar edilemezdi. Bakışları daha ilk anda onu ele verecekti... Onun kibrini beslemek şu anda hiç de isteyeceği bir şey değildi. O yokmuş gibi davranmaya devam etti. Sessizliğin, huzuru korumak konusunda en işe yarar örtü olduğunu öğreneli çok uzun zaman olmuştu.

Güzel, agresifleşti birden ve daha fazla dikkat çekmek için önce sesini yükseltti. Bununla istediği etkiyi elde edemeyince karşısındakini yaralayacak, öfkelendirecek,  kontrolünü kaybettirebilecek kelimeleri bulmaya çalıştı zihninin derinliklerinde. Aralarından en kötüsünü seçmekte zorlanıyordu. Her biri bir öncekinden daha acımasızdı ve bu kelimeler bile epeyce rahatsızlık duymuşlardı onun ağzından dökülürlerken. 

Martıları besleyen, bu sözleri sessizlik içinde dinlerken, içinde akıp giden o sızıntının, çağlayarak denize dökülen azgın bir nehir olduğunu anladı. Sevmedi bu nehri. Karşısındakinin hamlelerine umarsız kalmakta ve tuzağa düşmemekte kararlıydı. Bacağını öne doğru uzattı, baş parmağının ucuyla yerdeki bir çakıl taşını denize doğru fırlattı. Taş, denize ulaşmayı başaramamış, az öteye kadar sıçrayabilmişti sadece. Dikkatini bir sonraki taşı ondan uzağa sıçratıp sıçratamayacağına odakladı. Kendisine durduk yere sataşan güzeller güzelinin amacının ne olabileceğini düşündü bunu yaparken.

Güzel, yükselen sesine eşlik eden, acımasız sözlerinin, martıları besleyen üzerinde beklediği etkiyi yaratmadığını anladı. Sanki hiçbirini işitmemiş gibiydi. Ne yapacağını şaşırmıştı. Hırs, kudurmuş bir köpek gibi kalbinin bir duvarından diğer duvarına çarpıyordu. Gözlerini kin bürümüştü ve kendisini az önce tekmelenen çakıl taşları kadar küçülmüş hissediyordu. Yerde duran iri bir taşa baktı. Bununla martıları besleyene saldırmaya, ona zarar vermeye karşı büyük bir istek duydu. Fakat bunu yaparak istediği sonucu elde edemeyeceğini bilecek kadar öngörüye sahipti. Sonra onu tekmelemeyi, ona yumruklar atmayı düşündü. Onun güçlü ve kaslı kollarını, bacaklarını görünce bunun yararı olamayacağını anladı. Bulunduğu yerde tepinmeye, haykırmaya ve ağlamaya başladı. Hırsı, kibri ve öfkesi; deliliğin en şık kırmızı elbisesini giydirmiş gibiydi ona. Kötülüğün en sevdiği üç hâline bürünmüş gözleri ağlamaktan şişmiş ve kanlanmıştı. Kıpkırmızı olan burnu yalancı Pinokyo’nunki kadar uzamış gibi görünüyordu bu yeni rengiyle. 

“Artık ona dikkatle bakabilirim.” diye düşündü martıları besleyen. Onun yeni hâline uzun uzun, hiçbir duygu belirtisi olmadan bakarken, gözleri bala batırılmış gibi parıldıyordu. İlk kez gülümsedi ve sanki kumsal daha önce hiç bu kadar aydınlık olmamıştı. Ardından: “Koşullarımız değişti. Konuşmaya en baştan başlamaya ne dersin?” diye sordu. Kelimeleri de bakışları gibi, bala batırılmış gibiydi. 

Güzel sendeleyerek geriledi. Onun, gerçekte çirkin değil; aksine büyüsüne kapılmadan edemeyeceği kadar çekici olduğunu fark etti birden. Ve şu anda, kendi gerçekliğini en çirkin hâli ve tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiğinin farkındaydı. Görünmez olmayı dileyerek uzaklaşırken kendisini hiç bu kadar çirkin hissetmemişti.

Güzel’in gözden kaybolduğunu gören martılar yeniden kendilerini besleyenin çevresinde toplandılar. Onun attığı küçük lokmaları sevinçle ve keyifle yemeye koyuldular. Martıları besleyenin, bu sevimli kuşlara söylediği şarkı, tatlı tatlı esen melteme karışıyor ve kumsaldan kumsala dolaşıyordu.

10 Haziran 2019 Pazartesi

KURŞUN KALEM - Mutluluk Üzerine - Özlem AYTEK

YAZAR Köşesi
DENEMELER-
KURŞUN KALEM

Özlem AYTEK                                 MUTLULUK ÜZERİNE 



                                                10 Haziran 2019

“Gitmek istediğim yere gitmemiş olabilirim, ama olmam gereken yere geldiğimi düşünüyorum.”  Tercihlerimiz kadar mutluyuz. Doğru tabiiki... Uzaya da gitmek isteriz ama gitmiyoruz ve bunun için hiç kimse mutsuz olmuyor.
Ne demiş Mahatma Ghandi; “Mutluluk; düşüncelerin, söylediklerin ve yaptıkların arasındaki uyumdur.”  Bu uyum yakalandığında aynı zamanda yaşam orkestrasında kendi hayatımız için en ahenkli melodiyi de yakalamış olmaz mıyız? Çatlak seslerden arınmış, su gibi berrak, akan, kulaktan kalbe giden ve oradan da ruhun derinliklerinde dolaşan aslında hiç çalmayan ama hayatımızın en müthiş müziğinin ritmi... Ne harika...
Herkes konuşmuş başarmak ve mutlulukla ilgili ve daha fazla da söylenecek birşey kalmamış gibi.

Abraham Lincoln; ”Başkaları ancak kendi içinde hissettikleri kadar mutlu edebilir bir başkasını.” demiş. Ne güzel söylemiş. Başkaları tarafından mutlu edilmeyi beklemek herkesi topluca mutsuz edecek bir durum bence. Zaten ben mutluysam çevreme mutluluk saçarım. Mutlu olmak için destek beklemeyi çok tuhaf buluyorum. Tersine tüm insanların, hayvanların, hatta çiçeklerin bile mutlu olan insanları sevdiğine, onun çevresinde toplandığına eminim. Bu da topluca mutlu olacak bir durumu doğruyor, mutlu bir toplum için atılacak bir tohum gibi bence.
Mesele sadece mutlu olmak için kararını vermekle ilgili ve eğer bu kararı vermişsen asla geriye bakmamak gerek diye düşünüyorum. İyi ya da kötü, nasıl hissedeceğimiz tamamen yaptığımız seçimlerle ilgili. Seçimimiz ruh halimizi hangi yöne doğru ayarladığınızı gösterir.  MUTLU hissettiğim için kendime teşekkür ederim. Saatimi doğru yöne doğru ayarladığımı düşünüyorum.
Bence en bu konuda en güzel sözü Mark Twain söylemiş;
“Kendini neşelendirmenin en iyi yolu başkasını neşelendirmeye çalışmaktır.”
İçimizde anlatılmamış bir hikaye taşımaktan daha büyük bir acı yoktur. Aslında mutluluk yoluna çıkmadan önce belki de ilk yapılması gereken o hikayeyi anlatmak ve böylece görmüş olduğunuz ilk çöp kutusuna bırakarak ondan kurtulmak gerek.
Mutluluğun kardeşi olan başarı için söylenmiş bir söz de çok etkileyici: “Eğer başarısızlıktan başarısızlığa coşkunuzu kaybetmeden koşuyorsanız bu gerçek bir başarıdır.”  Ne hoş değil mi? Gerçek başarının içimizdeki coşkuyu yaşatabilmek olduğunu bilmek.
Tabiki ben bir bilge değilim, bir başkasının düşüncesine göre saçmalamış da olabilirim. Bence bazen saçmalamak da mutluluk verici olabiliyor. Mutluluk kapıyı bir çalıp bir kaçan küçük bir yaramaz çocuk gibi. Onu hemen yakalarsanız iki taraf da uzun zaman boyunca eğlenemez, neşeli hissedemez. Bu da benim çıkarımım. Kocaman bir ağız olmak ve her şeyi bir anda yutmak gibi birşey. İzin verelim de o kaçsın biz de yakalama ümidiyle kapıyı tekrar tekrar açıp kapayalım. Bu neşeli oyunda karşılıklı olarak epeyce gülüp eğleneceğimize ve dolayısıyla mutlu olacağımıza eminim.
Mutluluk hakkında düşündüğümde aklıma gelenler işte bunlar :) Sanki öğretmen uzun bir metni oku ve özetini çıkar, sonrada bir A4’e sığacak şekilde yaz demiş gibi oldu :) İşte öyle bir şey...
Bugün mutlulukla ilgili yazmak geldi içimden.


28 Ekim 2016 Cuma

KİTAP ÖNERİ - OKUNMAYA DEĞER 11 KİTAP

KİTAP ÖNERİ
OKUNMAYA DEĞER 11 KİTAP

İşte, bir solukta okuyacağınız kitaplar...


1. TANRININ UNUTULAN ÇOCUKLARI - Craig SILVEY

2. ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME TEKNİĞİ - Edward de BONO

3. KALBİMDEKİ GİZLİ KATİL - Peter SWANSON

4. KOZMOS - Carl SAGAN 

5. DELİ - Halil CİBRAN

6. ALTI AYAKKABILI UYGULAMA TEKNİĞİ - Edward de BONO

7. ŞEHİR ÖLÜSÜ - Charlaine HARRIS

8. GÜNDÜZ ÖLÜSÜ - Charlaine HARRIS

9. BELKİ BAŞKA BİR RÜYADA - Gizem KODAK

10. KİMLİK - Kasım TAŞDAN

11. YER DENİZ ÖYKÜLERİ (6 kitap)- Ursula K. Le GUIN



Zaman Yolculuğu

Bir zaman yolculuğu yapabilsem, verdiğim değeri, ayırdığım zamanı geri alırdım nicelerinden. Hayatla bir pazarlık denilecekse buna, benimki de bu kadarcık işte. Ne para ne pul.. Zamandan ve emekten değerlisi yok. Sanki hayatın tezatla ilişkisi, gerçekle çelişkisi gibi... En zor anlarda en beklenmedik kişiler ve çözümler umut olur yağar yüreklere. Seçici olmak ev alırken değil dost seçerken çok önemli... Çimento ve tuğlayla kıyas bile edilemez değeri.

KİTAP ÖNERİ - Hiç Aklıma Gelmezdi - İkinci Adam Yayınları

HİÇ AKLIMA GELMEZDİ
Cenis


Batan güneşin kızıllığına boğulmuş Knidos. Harabelerin tepesinde oturmuş, dalgalara vuran ışık oyunlarını seyrediyoruz.

"Barkın, hani gördüğün rüya... O zaman da bu kayanın üzerinde oturmuş olabilir miyiz?"

"Olabilir... Burada, orada, her yerde… Unuttun mu biz burada yaşıyorduk. Seninle öyle çok farklı zamanlarda, farklı yaşamlarda birlikte olduk ki..." demiştin.

Ben artık başka yaşamlarda seninle birlikte olmak istemiyorum.
(Tanıtım Bülteninden)

5 Temmuz 2016 Salı

KİTAP ONERI- KIMLIK - Kasım TASDAN - Kamer Yayınları

KİMLİK
Kasım TAŞDAN
Kamer Yayınları

Her satırını okumaktan müthiş bir keyif alacağınız, bir solukta okuyacağınız yeni çıkan bu kitabı sizlere önermekten mutluluk duyuyorum. Muhteşem bir hikaye, unutulmaz bir serüven. Yazarın kendine özgü üslubu, akıcı ve yalın anlatımıyla ben bu kitabı okumaya başlayınca elimden bırakamadım. Kitabı okuduktan sonra çok doğru bir seçim yapmış olduğunuzu göreceksiniz. Kitabı okumanızı şiddetle öneriyorum.




22 Nisan 2016 Cuma

KİTAP ÖNERİ - ÖTEKİ RÜZGAR - YERDENİZ VI - Ursula K. Le Guin

Öteki Rüzgâr

Yerdeniz VI

Özgün adı: The Other Wind





Çeviri: Çiğdem Erkal İpek
Kapak Resmi: Deniz Bilgin

Kitabın Baskıları:
1. Basım: Mart 2004
5. Basım: Haziran 2015



"Yerdeniz’e yeniden gidip onu hâlâ hatırladığım haliyle bulmak, ama değiştiğini ve değişmekte olduğunu görmek beni çok memnun etti." – Ursula K. Le Guin

Yerdeniz’in son kitabı Tehanu’nun yazılışından on yıl sonra tanıdık topraklara dönüyor Ursula K. Le Guin. Kaldığı yerden devam ediyor hikâyesine ama bir yandan ta başından başlıyor. Öteki Rüzgâr’da yepyeni karakterlerle tanışırken bildiğimiz karakterlerin de bilmediğimiz yönlerini öğreniyoruz. Le Guin’in aşinayı yabancı, olağanı olağanüstü kılan yazarlık gücü sayesinde büyü üzerine, sonsuzluk üzerine, sonra daha basit şeyler, mesela yaşam ve ölüm üzerine uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.

Tolkien’ın açtığı dönemin en yetenekli fantazi yazarı sayılan LeGuin bu romanıyla 2002'de "Dünya En İyi Fantazi Roman ödülü"nü kazandı.

İÇİNDEKİLER

I Yeşil Sürahinin Tamiratı
II Saraylar
III Ejderha Meclisi
IV Yunus
V Yeniden Birleşmek

12 Aralık 2015 Cumartesi

Bir Hanımefendi Anlatıyor - Mini Hikaye

Bir hanımefendi anlatıyor; 





1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.
Nişanı atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim,
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçeride yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin,dedi.
İstanbul işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadolu'ya ,Milli kuvvetlere ancak,cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim...
BU VATANI CANLARINI VE AŞKLARINI FEDA EDEBİLENLERE BORÇLUYUZ. Paylaşalım lütfen...

23 Kasım 2015 Pazartesi

KITAP ÖNERİ: BİLİNMEYEN BİR KADININ MEKTUBU - Stefan Zweig

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Orjinal isim: Brief Einer Unbekannten

4 Mayıs 2015 Pazartesi

KİTAP ÖNERİ - BAY HARİKA - R.K. LILLEY

Tüm Kitabevlerinde

BAY HARİKA
R.K. LILLEY




Onu görür görmez cazibesine kapılmıştım. Daha doğrusu büyülenmiştim. Gözlerinde karşı konulamaz bir şey vardı. O kadar duruydular ki sanki tamamen şeffaftılar. Duru mavi gözler genelde soğuk olarak bilinir ama onun gözleri öyle değildi. Onun gözleri su kadar berraktı. O kadar berraklardı ki mümkün olmayan bir şeye bakıyormuş gibi hissettim kendimi. Sanki tanıdık bir ruhtu ya da tam benim zevkime göre yaratılmıştı.

19 Aralık 2014 Cuma

KITAP ONERI: ABİM DENİZ - Can DÜNDAR


Abim Deniz
(Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları)

"Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığında AKM'nin en görünür yerine onun posterinin asıldığını daha iyi anlayacaksınız."

Bugüne kadar özenle saklanan fotoğraflar, mektuplar ve belgeler, Can Dündar'ın deneyimli gazeteciliği ve Deniz'in yıllarca sessiz kalan kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığıyla birlikte ilk defa bu kitapta gün yüzüne çıkıyor. Devrim ideali peşinde fedakârca koşturmuş bir kuşağı ve dönemin siyasi atmosferini ortaya koyan Abim Deniz Denizlerin "onurlu ve cesur" duruşlarına içten bir selam…
(Tanıtım Bülteninden)

17 Mart 2014 Pazartesi

COCUK KİTAP ONERİ - Yazdığım Kitaplardan Sizin İçin Seçtiklerim - Özlem AYTEK

21 yıllık yazarlık yaşamım boyunca, yazdığım özgün 
kitaplar arasından çocuklarınız için seçtiklerim.
Özlem AYTEK


MAVİ ÖYKÜLER - Yazan Özlem AYTEK
A5 BOY 272 SAYFA





PEMBE ÖYKÜLER - Yazan Özlem AYTEK
A5 BOY 240 SAYFA





Öykü Saatim - Yazan Özlem AYTEK
Kalın Ciltli Kitap
272 Sayfa - A5 boy





Mini Tiyatro - Yazan Özlem AYTEK
İlköğretim öğrencileri için 5 mini tiyatro kitabı





















Zamanda Yolculuk Dizisi - Yazan Özlem Aytek
9-12 Yaş için - 10 Kitap x 64 sayfa
Zamanda Yolculuk Dizisi - 10 Kitap

Korkular Prensi
Ormandaki Giz
Uzaya Yolculuk
Umut Gemisi
Sihirli Balık
Yer Altına Yolculuk
Zaman Tüneli
Sihirli Işık
Hazine Peşinde
Deniz Cinleri







Sevdiğim Öyküler Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
8-10 Yaş İçin - 10 Kitap x 48 sayfa
Sevdiğim Öyküler Dizisi - 10 Kitap x 48 sayfa

Bez Bebek
Çomar'ın Yavruları
Kırmızı Terlikler
Balıklar Ülkesi
Yaşlı Portakal Ağacı
Sihirli Şişe
Eski Oyuncak Tren
Sevimli Cüceler
Kolsuz Kardan Adam
Korsan Adası







Arkadaşım Öyküler Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
8-10 Yaş İçin - 10 Kitap x 48 sayfa
48 Sayfa x 10 Kitap

İlk Gün
Altın Saçlı Kız
İlk Ayrılış
Şarkıcı Tırtıl
Sihirli Pirinç Taneleri
Işığı Arayan Kaplumbağa
Renkli Şekerler
Daldaki Kuş
Piknik Sepeti
Kırmızı Top





Öykü Evi Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
8-11 Yaş İçin - 10 Kitap

64 Sayfa x 10 Kitap - 

Koca Yürek
Yürek Sesi
Erhan'ın Köyü
Rüya Ülkesi
Hoşgeldin Mika
Tatlı Melek
İzci Sözü
Araba Yarışı
Dedikoducu Ali
Küçük Sultan




ŞİMDİ ÖYKÜ ZAMANI DİZİSİ - 10 KİTAP 48 SAYFA
8-11 Yaş İçin
Yaşlı Oyuncakçı
Küçük Tiyatrocular
Ceviz Ağacı
Sedef'in Feneri
Neyran'ın Balıkları
Çalı Süpürgesi ile Şömine
Kırmızı Elbise
Murat'ın Kurdelesi
Uzaylı Dostum
Neşeli Futbolcular




Cücelerin Hayalleri Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
7 Yaş Grubu için - 8 Kitap

İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 8 KİTAP
Bebek Cüceler
Hayal Kitabı
Kikirik Abla
Yeniyıl Partisi
Yaşgünü Partisi
Buz Ülkesi
Oyun Ülkesi
Sihirli Bahçe




Mili İle Lili Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
EL YAZILI
MİMİ İLE LİLİ DİZİSİ ( 8 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 8 KİTAP
Şeker Ülkesi
Deniz Prensesi
Rüya Ülkesi
Rüya Bebekler
Sihirli Tren
Uzayda Yolculuk
Elma Perileri
Çicek Şarkısı




Şeker Çocuklar Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
7 Yaş İçin

EL YAZILI
Şeker Çocuklar Dizisi ( 5 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP
Ay Kız
Uyku Perisi
En Güzel Armağan
Lilinin Düş Bahçesi
Gel Barışalım







Bizim Kulüp - Ceren'in Mutfağı - Bul Yarış
(3'lü Set) 19,5 x 27,5










Güzel Günler Serisi - Yazan Özlem AYTEK
7-8 Yaş
EL YAZILI

GÜZEL GÜNLER SERİSİ ( 5 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ

TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP
Yeni Arkadaşım
Yaşasın Tatil
Bisiklet Kazası
En Büyük Şekerspor
Pikniğe Gidiyoruz 




Cücelerin Hayalleri Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
7 yaş için

EL YAZILI
Renkli Heceli Cücelerin Hayalleri Dizisi ( 8 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 

Bebek Cüceler
Sihirli Bahçe
Yaş Günü Partisi
Hayal Kitabı
Buz Ülkesi





Bukle'nin Arkadaşları Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
7-9 yaş için
EL YAZILI

BUKLENİN ARKADAŞLARI DİZİSİ ( 5 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP
Şeker Cadı
Bebek Evi
Kar Çocuk
Yalnız Kız
Kayıp Köy 




Yaşadığım Yer Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
İlköğretim 7 - 8 yaş aralığı için 5 kitaptan oluşan bir set.


DÜZ YAZILI 
YAŞADIĞIM YER DİZİSİ ( 5 KİTAP )

ARKADAŞ ÖZLEMİ
YENİ DOSTLAR
HOŞGELDİN BORA
ŞANSLI BIDIK
GİZLİ HAZİNE

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *