sizden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sizden gelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2015 Cumartesi

Bir Hanımefendi Anlatıyor - Mini Hikaye

Bir hanımefendi anlatıyor; 





1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.
Nişanı atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim,
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçeride yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin,dedi.
İstanbul işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadolu'ya ,Milli kuvvetlere ancak,cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim...
BU VATANI CANLARINI VE AŞKLARINI FEDA EDEBİLENLERE BORÇLUYUZ. Paylaşalım lütfen...

21 Ağustos 2015 Cuma

KİTAP ONERI - ODA: Mithat TERJE


ODA

Mithat Terje




Gelecekte bir gün genç bir kız, yaşadığı evde sevgilisiyle birlikte esir alınır. Kızın üvey babası ve üvey amcası kaybolan bir nesnenin peşindedir.

Hırsızın Ilgın veya Peker, ya da ikisi birden olduğundan emindirler. Sonra, 12 saatlik çay partisi başlar…

“Bu dünyada onur ve namus kavramlarına tutunarak yaşamaya çalışan her kim varsa gen havuzundan silinip gidecektir, unutma, tamam mı?”

Açıkta bırakılmış bir el bombası gibi tehlikeli, ustura gibi keskin. Okuyanın gözlerinde bir flaş gibi çakıyor. Gevşemeye izin yok!

Yüksek zekaların birbiriyle çarpıştığı, şiddetin sürprizlerle kol kola girdiği, küçücük bir odada geçen kocaman bir macera.

“Birini tanımanın ölçüsü samimiyet değildir. Önemli olan kaç kelime sarf ettiğinizden ziyade, karşınızdakinin kaç zayıf yanını bildiğinizdir.”

Kafası saat gibi çalışan bir kızın gözlerinden; aşk, büyüme, yalnızlık, ihanet ve tiksintiyi görmeye hazır olun.

Yalnızca gerçeklerden bahseden bir roman ancak bu kadar fantastik olabilir.

“Seni seviyorum, ama ben senin malın değilim. Benden beklemediğin, hiç ummadığın yanlarımı keşfettiğinde beni iade edemezsin. Bedelimi ödemek zorundasın.”

“Nabzın yayılıyor korku akan damarlarıma. Heyecana öyle alışıyorum ki yanında, yeryüzünün kalanı sallanmak için rüzgarı bekleyen tekdüze bir başak tarlası. Kokun her yanımı sallıyor ve kalp atışların gereksizlikleriyle gürültüye boğulan bir dünyada saklanınca asla çıkamayacağım keyifli bir saklambaç gibi geliyor. Elektrik bu. Dudaklarına yaklaşıyorum. Bu ateş. Gözlerin loş ışıkta parlıyor. Buz. Nefesin sıcak, öyle har dolu ki ve yaklaştıkça korlanıyor. Kıvılcım bu. İhtiyacım olan her şeyin utanmaz bir temsilisin ve sana sahip olamadıkça kıvranıyorum. İşte boşluk. Israrla salgıladığım bir yasaksın: Bu, damla adrenalin. Hastalıksın ve iyileşmemek için dua ediyorum. Kanımdasın. Verem bu.” 



Okuma adresi
kitapyurdu.com/kitap/oda/3589…




Yayın Yönetmeni: Cem Mumcu

Yayın Koordinatörü: Ayşegül Ataç

Editör: Aziz Kedi



Kapak Tasarımı: Ebru Demetgül

Sayfa Tasarımı: Deniz Dalkıran



Sayfa Sayısı: 512

Boyut: 12, 9 x 19,7 cm

ISBN: 978-605-5134-69-3

Barkod: 9786055134693

Fiyat: 24 TL



19 Aralık 2014 Cuma

KITAP ONERI: ABİM DENİZ - Can DÜNDAR


Abim Deniz
(Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları)

"Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığında AKM'nin en görünür yerine onun posterinin asıldığını daha iyi anlayacaksınız."

Bugüne kadar özenle saklanan fotoğraflar, mektuplar ve belgeler, Can Dündar'ın deneyimli gazeteciliği ve Deniz'in yıllarca sessiz kalan kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığıyla birlikte ilk defa bu kitapta gün yüzüne çıkıyor. Devrim ideali peşinde fedakârca koşturmuş bir kuşağı ve dönemin siyasi atmosferini ortaya koyan Abim Deniz Denizlerin "onurlu ve cesur" duruşlarına içten bir selam…
(Tanıtım Bülteninden)

18 Temmuz 2014 Cuma

BETUL'UN GOZLUĞUNDEN - Tatil Modundan Tespitler - Betül OZANBAY


Nasil bir oportunistsem artik, iki dakkada, tatil moduna o kadar kaptirdim ki, (insan yasadigi yer gibi dusunurmus) yazlik seyler yazmak istiyor canim.
Sicak iklimlerde insanlarin rehavetini birtakim sosyolojik cozumlemelerle aciklayan İbn-i Haldun'a hep septik yaklasmistim ama adam dogru soyluyormus. İnsan deniz kenarinda izdirap ve acilari komik buluyor birader. Degil Kafka, Murathan Mungan bile okumak istemiyor pasa gonlum. Tom Robbins elimde yelpaze oldu.
Bir bilinc akisi da yok yazmak istediklerim arasinda. İc kurgu olmadan, oylece; geldigi gibi yazmak istiyorum. Bu da boyle bir cesit olsun kisa yazi tarihimde.
Burada; deniz kenarinda, pastel tonlu beyin imalatlari esnasinda, sicaktan "margarita" yardimiyla korunmaya calisilirken, belki de her sey o kadar yanlis ki, sirf o nedenle dogru gorunuyor.
Kronolojik tarih acisindan son derece kisa, ama insan icin birkac omur sayilacak; arkamizda biraktigimiz yuzyillarda niye eskiye oranla hic denecek kadar az deha cikiyor? Cunku eskiden makro akil vardi, simdi mikro akil. Herkes dogru, herkes biliyor, herkes uzman, herkes ukala. Hicbir seyde sabir yok, surekli bir tasinma halindeyiz insan ailesi olarak. Hep bir yerlere gidiyoruz ya da bir yerlerden donuyoruz. Ya kalbimiz kirik ya mutluyuz. "Buyuk" fikirleri dusunup bulmayi demode buluyoruz sanki. Bilim, makinelere birakilmis bir arkaik gelenek. İnsanda bilim yok. Kadin da, erkek de dunyanin merkezi, buyuk dusunmeye zaman yok. Kiyafetten, kiskancliktan, fast food iliskilerden, kolay kazanilan uniformalardan, hayale bile zaman yok. Yani; "okuz"un cinsiyeti yok. Ye, ic, ciftles, kolay konus, ucuz dertlen, ol!
Medeniyet ilerledikce, dehaya ihtiyac kalmiyor. Fiziksel ozellikler (omurilik soganini beyin yerine kullananlari tenzih ederim) azaliyor. Sistemin dehaya ihtiyaci yok, kendini ikame edebiliyor. Modernite, insanin fiziksel korunaklarini daraltiyor. Daha cok alerji, astim, kanser, sizofren, hepatit, kisir, nevrotik ve siyatik oluyoruz.
Bireysel rekabetin buyuk ikramiyesi olan "dirsek gucu" (bilek gucu degil, dirsek gucu) ile bir yerlere gelen insanlarin, hayata bon baktigini fark ettiniz mi peki? Kafasi calismayan, omuriligiyle davranmayi insanlik sayan, beyni puruzsuz gri hucrelerden murekkep bir ilkel organizmayla bizim oyumuz da bir fark ettiniz mi?
Tarihte, dusmanina muzikle saldiran iki tane ordu var: Roma ve Osmanli. Peki onlarin muzik sevdasinin dallarinin nerelere ulastigini hic dusundunuz mu? Buradan cikardiginiz sonuclari "blues" gercegiyle karsilastirin lutfen.
Plajda; adam imaj yapmis ama orijini arkasindan yuruyen cocuklarindan belli. Para gorgusuzu kadinlarin, gunde birkac kere degistirdigi mayolarinin rengi, klasifikasyon degerlerimi altust ediyor. Eski mayolariyla snorkel ve palet kutsal uclemesini, bir bayrak gibi uzerinde tasiyan amcalarin onunde saygiyla egiliyorum.
Beach denen yemekli ve parali plajlarda kopeklerini dayakla egitip, sonra ayni kopeklerle statu level'i atlamaya calisan, kocalarinin burokrat yahut diplomat yahut teknokrat olmasiyla ovunen ve asla kraliyet cogulu olmaya yakismayan "biz" zamirini ortalarda surunduren hanimlarla, onlarin yaninda hamak keyfi yaparken Ray Ban'leriyle goz banyosu yapmayi ihmal etmeyen kocalarini sevmiyorum.
Onlarin, eger bagirmazlarsa dinlenilmeyecegini zanneden (belki de evlerinde hakikaten en cok bagiranin dinlenildigi) cocuklarini da sevmiyorum. O cocuklarin, iblislik ve inat karisimi siren dudugu tonlu ve tamamen obsesif, onlarla ilgilenmeyen ebeveynlere yonelik gosterilerini de sevmiyorum: "Anne bak bana... Anne bak bana... Anne bak bana... Anne bak bana..."
Asansor muzikleriyle duygulanan yeniyetme gencligi de sevmiyorum. Kucuk hislerin cilgin tasarruf kabiliyetini, histeri karmasasi ve amacsiz arayislarin ilkel kimyasini sevmiyorum. Duygu acligi ve bunlarin pazarlamacilar tarafindan reklamasyon edilmis janjanli paketlerini de sevmiyorum.
İyice huysuz ihtiyar oldum anlayacaginiz. Hicbir seyi begenmiyorum!

17 Mart 2014 Pazartesi

ÇOCUK KİTAP ÖNERİ - KİTAPLARIM ARASINDAN SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİM - Özlem AYTEK













EL YAZILI

Şeker Çocuklar Dizisi ( 5 Kitap )

İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ

TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP

Ay Kız

Uyku Perisi

En Güzel Armağan

Lilinin Düş Bahçesi

Gel Barışalım



Güzel Günler Serisi - Yazan Özlem AYTEK

7-8 Yaş


EL YAZILI

GÜZEL GÜNLER SERİSİ ( 5 Kitap )

İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ

TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP

Yeni Arkadaşım

Yaşasın Tatil

Bisiklet Kazası

En Büyük Şekerspor

Pikniğe Gidiyoruz





Cücelerin Hayalleri Diisi - Yazan Özlem AYTEK

7 yaş için
EL YAZILI

Renkli Heceli Cücelerin Hayalleri Dizisi ( 5 Kitap )

İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ

TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP

Bebek Cüceler

Sihirli Bahçe

Yaş Günü Partisi

Hayal Kitabı

Buz Ülkesi




Bukle'nin Arkadaşları Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
7-9 yaş için

EL YAZILI
BUKLENİN ARKADAŞLARI DİZİSİ ( 5 Kitap )
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP
Şeker Cadı
Bebek Evi
Kar Çocuk
Yalnız Kız
Kayıp Köy







Yaşadığım Yer Dizisi - Yazan Özlem AYTEK
İlköğretim 7 - 8 yaş aralığı için 5 kitaptan oluşan bir set.



DÜZ YAZILI 
YAŞADIĞIM YER DİZİSİ ( 5 KİTAP )
ARKADAŞ ÖZLEMİ
YENİ DOSTLAR
HOŞGELDİN BORA
ŞANSLI BIDIK
GİZLİ HAZİNE
İLKÖĞRETİM 1.SINIF ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞ
TAMAMEN RENKLİ VE RESİMLİ 5 KİTAP.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *