2 Eylül 2013 Pazartesi

KİTAP ÖNERİ - ERMİŞ - Halil Cibran



Türkçe (Orijinal Dili:Arapça)
144 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 11 x 17 cm 
İstanbul, 2013, 1. Basım 
ISBN : 9789944979870




Halil Cibran (d.1883 - ö.1931), Lübnan asıllı ABD'li ressam, 
şair ve filozof.

Cibran'ın eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını Amerika'da geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.



"Cibran, Yakın, Orta ve Uzak Doğu'nun geleneksel öğretilriyle Batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli sentezler getirmiştir.Yapıtlarında şiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Bu nedenle Cibran'ın eserlerini okuyanlar, bir bakıma Peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine kapılırlar. Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi yazım büyük önem taşır. Aforizmalarını sanki meydanlarda yüksek sesle okusunlar diye yazmış gibidir. Her kitapta kurgu aşağı yukarı aynıdır. Bir "Öğreten" bile de ondan "Öğrenenler" vardır. Konu da az çok aynıdır: Doğa, Toplum ve İnsanoğlu. Bu üçlü her zaman bir bütün içinde ele alınır ve "Öğreten", Doğa'nın, Toplum'un ve İnsanlığın yasalarını anlatır. 
Halil Cibran, gerek şiirlerinde, gerekse resimlerine "İnsanoğlu"nu ve onun "İnsan"lığını en yüce doğa olayı olarak ele alır. Evrimlere yürekten inanır. "Sizler Doğa'nın çocuklarısınız" der. İnsanlara eziyet edenleri, sömürenleri, aldatanları şiddetle kınar. 

Ama sömürenlerle de yalnız acıma duygusuyla yanaşmaz: "Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; Yüce Yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz", der. İnsanlar, diktatörlerer başkaldırımları gerektiğini savunur. 
(Tanıtım Bülteninden)

ERMİŞ


On iki sene boyunca onu dünyaya geldiği adaya geri götürecek gemiyi bekleyen El Mustafa, sonunda geminin gelişini görür. Ancak dönmeden önce Orfales halkının cevaplamasını istediği sorular vardır. Arkasından "Gitme!" diye seslenen halka , "Ey Orfales halkı, neyden söz edebilirim ki size, zaten sizin içinizde akıp durandan başka?" diye seslenen El Mustafa'nın cevaplaması gereken sorular Orfales halkının sözü geçen büyükleri tarafından soruluyor. Sevgi, evlilik, çocuk, vermek, yemek ve içmek, çalışmak, sevinç ve keder, evler, giyim , alımsatım, suç ve ceza, kanun, özgürlük, düşünce ve hırs, acı, kendini bilmek vs. ile ilgili sorulacak tek soru söylenecek çok cevap vardır. Soru- cevap şeklinde devam eden kitap Orfales halkıyla birlikte okuyucularında merak ettikleri soruların cevaplarını bulmalarını sağlıyor. Ve El Mustafa yanıtladı:
"Siz ölümün sırrını bilmek istiyorsunuz. Ama onu hayatın kalbinde aramadıktan sonra nasıl bulabilirsiniz ki? Gözleri geceyle sınırlanmış ve gündüzleri kör bakan baykuş, aydınlığın gizeminden peçeyi kaldıramaz.

Ölümün ruhunu gerçekten kavrayabilmek istiyorsanız, kalbinizi tam anlamıyla hayatın kendisine açın. Çünkü hayat ve ölüm, tıpkı nehir ile deniz gibi, birdir. Tutkularınızın ve umutlarınızın derinliklerinde öteye dair sessiz bilginiz yatar. Tıpkı karın altındaki tohumlar gibi, kalbiniz de baharı düşler. Güvenin hayallerinize; çünkü onlarda gizlidir ebediyete açılan kapı.
Ölümden korkuşunuz, kendisini kutsayacak olan kralın karşısında titreyen çobanın korkusuna benzer. Korkudan titreyen çoban, kralın nişanına sahip olacağı için mutlu değil midir?
Yine de dikkatini daha ziyade titreyişine vermiş değil mi?
Çünkü ölmek soyunuk olarak rüzgârın önüne dikilmek ve güneşin altında erimekten başka nedir ki? Ve soluk alışın durması da, soluğun kendi huzursuz çalkantılarından arınıp sınırlandırılmamış olan Tanrı'ya erişmek için yükselerek dağılması değil de nedir ki? Yalnızca sessizliğin nehrinde içebildiğinizde gerçekten şarkı söyleyebilirsiniz. Ve dağın zirvesine tırmandığınız vakit işte o zaman tırmanmaya başlayacaksınız. Ve ancak yeryüzü sizin gövdenizi geri çağırdığında gerçekten raks edebilirsiniz."
(Tanıtım Bülteninden)

Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır.Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır.

Halil Cibran, yıl. 1898

Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır.
Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder